Bir penguen sürüden ayrılır ve yanlış yöne yürür.
Bilim buna “navigasyon bozukluğu” der.
İbizler ise buna bir anlam yükleriz.
2007 yılında Werner Herzog’un Encounters at the End of the World adlı belgeselinde yer alan kısa bir sahne, aradan geçen neredeyse yirmi yılın ardından 2026’nın dijital hafızasında beklenmedik bir yankı buldu. Antarktika’da çekilen görüntülerde, Adélie penguenlerinden biri, beslenmek üzere okyanusa yönelen koloniden ayrılarak tam tersi istikamete, iç bölgelere ve sarp dağlara doğru tek başına yürümeye başlıyordu.
Herzog bu sahneyi belgeselde sakin ama ürpertici bir tonda yorumlamıştı: Bu bir hata, hatta bir “ölüm yürüyüşü”ydü. Çünkü penguenin yöneldiği rota, yiyecek, su ve hayatta kalma ihtimali barındırmıyordu.
Ancak 2026’ya gelindiğinde, bu sahne artık yalnızca bir belgesel kesiti değil; modern insanın ruh halini temsil eden küresel bir metafora dönüşmüştü. Sosyal medyada ona yeni bir isim verildi: Nihilist Penguen.
Nihilist Penguen videosu, TikTok ve X (Twitter) başta olmak üzere pek çok platformda dramatik müzikler, yavaşlatılmış görüntüler ve minimalist altyazılarla yeniden dolaşıma girdi. Özellikle Radiohead’in melankolik parçaları ve Tame Impala’nın içe dönük ritimleriyle eşleştirilen videolar, kısa sürede milyonlarca izlenmeye ulaştı.
Videoların altına sıkça eklenen tek bir soru vardı:
“But why?”
Bu soru, izleyene yönelmiş bir soru gibiydi.
Sosyal medyada yapılan yorumlar, penguenin davranışını biyolojik bir sapmadan çok varoluşsal bir karar olarak okudu; penguen artık, işine gitmekten yorulmuş bir beyaz yakalıyı, beklentiler arasında sıkışmış bir öğrenciyi, kalabalıklar içinde yönünü kaybetmiş modern bireyi temsil ediyordu. “Nihilist Penguen” metaforu, sürekli üretme, başarma ve uyum sağlama baskısı altında tükenmişliğin yarattığı her şeyi bırakıp gitme arzusunu, sürü psikolojisine ve çizilmiş hayat rotalarına karşı sessiz bir isyanı ve güvenli olan yerine bilinmezi seçmenin doğurduğu varoluşsal gerilimi aynı anda içinde barındırıyordu. Penguenin kararlı ama anlamsız görünen yürüyüşü, modern yaşamın rasyonel çerçevesine sığmayan tek bir soruyu görünür kıldı:
Ya yanlış yöne gitmek, bazen tek dürüst seçenekse?
