Şimdi yükleniyor

Van’dan Dünyaya Uzanan Bir Marka Hafızası Elite World, 50 yıllık hikâyesini doğduğu şehirden geleceğe taşıyor

Bir markanın 50 yılı geride bırakması, yalnızca ticari bir başarıya değil; aynı zamanda kurumsal hafızaya, istikrarlı bir büyüme anlayışına ve zaman içinde dönüşebilen bir vizyona işaret ediyor. Türkiye turizm sektörünün köklü markalarından Elite World Hotels & Resorts da yarım asırlık yolculuğunu, hikâyesinin başladığı şehir olan Van’da kutlayarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kuruyor.

Bugün Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve yurt dışındaki yeni pazarlarda büyümesini sürdüren marka, 50’nci yılını yalnızca bir dönüm noktası olarak değil; aynı zamanda yeni bir vizyonun başlangıcı olarak konumluyor. Elite World’ün yeni dönem yaklaşımı, “Bir Dünya Var” söylemi etrafında şekilleniyor. Bu yaklaşım, markanın konaklamayı salt bir hizmet alanı olmaktan çıkarıp; şehirlerin kültürü, yaşam biçimi ve yerel deneyimleriyle bütünleşen çok katmanlı bir misafirlik anlayışına dönüştürme hedefini yansıtıyor.

Elite World Hotels & Resorts Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Emel Elik Bezaroğlu, Van’ın marka için taşıdığı anlamı yalnızca coğrafi bir başlangıç noktasıyla sınırlamıyor. Bezaroğlu’na göre Van, markanın değerlerinin şekillendiği, kurumsal karakterinin inşa edildiği ve hikâyesinin temellerinin atıldığı şehir olma niteliği taşıyor. Bu nedenle 50’nci yıl kutlamasının Van’da yapılması, sembolik bir tercih olmanın ötesinde, markanın köklerine verdiği önemin de güçlü bir göstergesi.

Markanın bugün geldiği ölçek de bu hikâyenin ulaştığı noktayı ortaya koyuyor. Elite World Hotels & Resorts, 19 şehirde 35 otel ve 5 binin üzerinde yatak kapasitesiyle faaliyet gösteriyor. Ancak markanın büyüme söylemi yalnızca sayıların diliyle kurulmuş değil. Operasyondan Sorumlu Başkan Yardımcısı Bünyamin Öztürk’ün vurguladığı üzere, her yeni otel bir yatırım kalemi olmanın yanı sıra, bulunduğu destinasyonun kültürünü, yaşam tarzını ve yerel dokusunu misafir deneyimine taşıyan yeni bir “dünya” olarak tasarlanıyor. Bu bakış açısı, markanın büyüme stratejisini klasik zincir otel mantığından ayrıştırarak daha deneyim odaklı bir konuma yerleştiriyor.

Elite World’ün önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri de bu vizyonun ölçeğini genişletiyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinde hayata geçirilecek yeni otellerin yanı sıra, yurt dışında Amsterdam ve Çimkent açılışları markanın uluslararası büyüme planında öne çıkan adımlar arasında yer alıyor. Şirketin 2030 yılı için ortaya koyduğu 70 otel hedefi ise, yarım asırlık geçmişin üzerine inşa edilen yeni dönemin ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor. Burada dikkat çeken nokta, büyümenin yalnızca fiziksel kapasite artışıyla değil; marka deneyimini farklı coğrafyalara taşıma hedefiyle birlikte düşünülmesi.

50’nci yıl iletişiminin bir başka önemli boyutu ise markanın doğduğu kente yönelik kültürel sahiplenme yaklaşımı. Elite World, Van’ı yalnızca kuruluş hikâyesinin başladığı şehir olarak anmakla yetinmiyor; kentin kültürel mirasını görünür kılan projelere de alan açıyor. Bu noktada öne çıkan başlıklardan biri, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Van kahvaltısı. Paylaşım kültürünü, misafirperverliği ve gastronomik çeşitliliği bir araya getiren Van kahvaltısı, markanın 50’nci yıl anlatısında yerel kimliğin en güçlü sembollerinden biri hâline geliyor.

Elite World’ün hayata geçirdiği “Van Kahvaltısı: Dünden Bugüne İz Bırakan Lezzetler” projesi de tam bu nedenle yalnızca gastronomi odaklı bir çalışma değil; aynı zamanda yerel kültürü kurumsal marka deneyimiyle buluşturan stratejik bir iletişim hamlesi niteliği taşıyor. Proje kapsamında Van ve çevre illerden temin edilen ürünlerin otellerde misafirlerle buluşturulması, bir yandan kültürel mirasın görünürlüğünü artırırken diğer yandan yerel üretici ve bölge ekonomisi için sürdürülebilir bir değer zinciri oluşturuyor. Böylece marka, köklerinden beslenen bir hikâyeyi yalnızca anlatmakla kalmıyor; onu ekonomik ve kültürel bir modele dönüştürüyor.

Bugünün konaklama dünyasında markalar için asıl fark yaratan unsur, çoğu zaman sundukları oda sayısından çok, misafire nasıl bir hikâye anlattıklarıyla ilgili. Elite World’ün 50’nci yılı vesilesiyle ortaya koyduğu çerçeve de tam bu noktada anlam kazanıyor. Van’da başlayan bir aile girişiminin, yıllar içinde ulusal ve uluslararası ölçekte büyüyen bir turizm markasına dönüşmesi; yalnızca kurumsal bir başarı öyküsü değil, aynı zamanda yerel hafızadan beslenen bir marka inşasının örneği olarak okunabilir.

Elite World, yarım asırlık geçmişini kutlarken aslında bir nostalji anlatısı kurmaktan çok daha fazlasını yapıyor. Marka, doğduğu şehrin değerlerini bugünün turizm anlayışıyla yeniden yorumluyor; yerel kültürü küresel misafir deneyimiyle birleştiren bir gelecek tasavvuru sunuyor. Van’dan başlayan bu hikâye, bugün yalnızca bir otel zincirinin büyüme rotasını değil; köklerine sadık kalarak yenilenebilen bir markanın dönüşümünü de anlatıyor.

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. İnsan ilişkilerinde aktif, iletişimi güçlü ve ekip çalışmasına yatkın bir birey olarak iletişim alanında hem akademik hem profesyonel yönde kendimi sürekli geliştirmeye çalışıyorum. Üniversite hayatım boyunca birçok toplulukta aktif rol alarak farklı projelerde yer alma fırsatı buldum. AGZ24, ESN, TEMA ve ILSC gibi topluluklarla çeşitli organizasyonlarda görev alarak ekip yönetimi, planlama ve halkla ilişkiler becerilerimi geliştirdim. Yeşil Küp Topluluğu Yönetim Ekibi üyesi olarak hem sosyal sorumluluk hem de öğrenci iletişimi alanlarında projeler yürütmekteyim. Yaz döneminde Tarımca programında ve Agro TV ekranlarında asistanlık yaparak medya iletişimi ve yayıncılık alanında deneyim kazandım. Ayrıca Karaboğa Lojistik’te PR danışmanlığı görevinde bulunarak kurumsal iletişim, marka imajı ve dijital strateji konularında profesyonel uygulama fırsatı elde ettim. Bunların yanı sıra Think&Talk Blog platformunu kurarak, medya, halkla ilişkiler, üniversite yaşamı ve sektörel gelişmeler üzerine içerikler üretiyorum. Aynı zamanda Dezenformasyonla Mücadele Medya Ekibi içinde yer alarak doğru bilgilendirme ve medya okuryazarlığı alanında gönüllü çalışmalar yürütüyorum. Coorbiz Akademi’de devam eden eğitimimle kariyer gelişimimi destekliyor; proje yönetimi, dijital iletişim ve içerik üretimi konularında yetkinliğimi artırmayı hedefliyorum. Amerikan Kültür’de İngilizce eğitimi alarak global iletişim becerilerimi güçlendiriyorum. Araştırmayı, üretmeyi ve öğrenmeyi seven biri olarak; iletişim, medya ve halkla ilişkiler alanlarında fark yaratan projelerde yer almaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.

Yorum gönder