Markalı Perakende Yıla Sert Başladı İndirim de Yetmedi, Kârlılık Alarm Veriyor

2026’nın ilk ayı, markalı perakende için beklenenden daha sert geçti. Türkiye genelinde gıda dışı perakendenin çatı kuruluşu olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) tarafından 512 üye marka arasında gerçekleştirilen Ocak ayı anketi, sektördeki kırılganlığın derinleştiğini ortaya koyuyor.

BMD Başkanı Sinan Öncel’in paylaştığı veriler çarpıcı: Her beş markadan dördü Ocak ayında hem adet satışında hem de ciroda düşüş yaşadı. Üstelik bu tablo, yüksek indirim oranlarına ve kâr marjlarındaki gerilemeye rağmen ortaya çıktı.

İndirim Var, Talep Yok

Aralık 2025 ile kıyaslandığında Ocak ayında satış performansındaki gerileme daha net görülüyor. Ayakkabı kategorisinde markaların yüzde 90’ı, hazır giyimde ise yüzde 77’si adet satışlarının düştüğünü bildirdi. Oysa son üç yıldır sektörün temel refleksi indirimle talebi canlı tutmak olmuştu.

Ancak Ocak verileri, indirimlerin artık tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Tüketici talebindeki zayıflama, fiyat avantajının ötesinde daha yapısal bir soruna işaret ediyor: Alım gücündeki aşınma.

Yıllık bazda tablo görece daha ılımlı. Markaların yüzde 58’i Ocak 2025’e göre adet satışını artırdığını, yüzde 92’si ise ciro artışı sağladığını belirtiyor. Fakat burada kritik bir ayrıntı var: Üyelerin yüzde 46’sı, yıllık ciro artışının TÜFE’nin altında kaldığını ifade ediyor. Başka bir deyişle nominal artış var; ancak reel anlamda kârlılık eriyor.

Kârlılık Erozyonu ve Artan Maliyetler

Perakende sektörü son üç yıldır kârlılığın ikinci plana itildiği bir dönemden geçiyor. Özellikle hazır giyim ve ayakkabı kategorilerinde satışlar büyük ölçüde kampanyalarla desteklenebildi. Bu strateji kısa vadede ciroyu korusa da uzun vadede marjları aşındırdı.

Ocak ayı sonuçları, bu erozyonun sürdürülebilirlik sınırına yaklaştığını gösteriyor. Kira başta olmak üzere operasyonel maliyetlerdeki artışın devam etmesi, sektör temsilcilerine göre önümüzdeki aylarda daha zorlu bir tablo yaratabilir. Perakendede kırılganlık artık yalnızca talep tarafında değil; maliyet yapısında da hissediliyor.

Kredi Kartı Düzenlemesi ve Yeni Risk Alanı

Sektörün gündemindeki bir diğer başlık ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından 16 Şubat’ta yürürlüğe giren kredi kartı limit düzenlemesi.

Sinan Öncel’e göre, aylık geliriyle geçinmekte zorlanan milyonlarca tüketici ve nakit akışına ihtiyaç duyan yüz binlerce esnaf için kredi kartı önemli bir finansman aracı. Limit kısıtlamalarının dar gelirli tüketici, esnaf ve toptan ticaret üzerinde baskı yaratabileceği, dolayısıyla perakende talebini daha da zayıflatabileceği ifade ediliyor.

2026’ya Girerken Sektörün Yol Haritası

Ocak ayı verileri, markalı perakendenin 2026’ya temkinli ve kırılgan bir başlangıç yaptığını ortaya koyuyor. Nominal büyümenin reel kazanca dönüşmediği, indirimlerin talebi eskisi kadar tetiklemediği bir dönemde sektör; maliyet kontrolü, verimlilik ve alternatif finansman modellerine daha fazla odaklanmak zorunda kalabilir.

Perakende için asıl soru şu: Talep ne zaman kalıcı biçimde güçlenecek?

Yanıt, yalnızca kampanya takviminde değil; tüketicinin alım gücü ve finansal erişim koşullarında saklı görünüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir