Şimdi yükleniyor

Ruh Sağlığı Strateji Masasında: Çalışan Desteğinde Yeni Dönem

Türkiye’de çalışanların destek hizmetlerine yönelik talebi son beş yılda dikkat çekici bir dönüşüm geçirdi. Kurumsal dünyada uzun yıllar hukuki ve mali danışmanlık başlıkları ön plandayken, bugün tablo farklı bir yönü işaret ediyor: Çalışanlar artık en çok psikolojik danışmanlık hizmetine başvuruyor. Bu değişim, yalnızca bireysel tercihlerle açıklanabilecek bir eğilim değil; pandemi sonrası çalışma düzeni, ekonomik dalgalanmalar ve 6 Şubat 2023 depremlerinin yarattığı kolektif travma gibi çok katmanlı faktörlerin sonucu.

AVİTA tarafından yayımlanan 2025 Değerlendirme Raporu, beyaz ve mavi yakalı çalışanların destek ihtiyaçlarını sayısal verilerle ortaya koyuyor. Son beş yıllık dönemde çalışanların tercih ettiği hizmetlerin yüzde 40’ını psikolojik danışmanlık oluşturuyor. Mevzuat danışmanlığı yüzde 26,7 ile ikinci sırada yer alırken, tıbbi bilgi danışmanlığı yüzde 11,3 oranında tercih ediliyor. Sağlıklı beslenme, mali bilgi ve veteriner danışmanlığı gibi başlıklar ise toplamda yüzde 22’lik bir paya sahip. Bu dağılım, çalışan gündeminin teknik konulardan ziyade zihinsel ve duygusal iyi oluşa kaydığını gösteriyor.

2025 yılı verileri bu eğilimin geçici olmadığını kanıtlıyor. Bu yıl psikolojik danışmanlık hizmeti yüzde 43 ile yine ilk sırada yer aldı. Mevzuat danışmanlığı yüzde 26 ile konumunu korurken, özellikle vergilendirme esasları mali başvurular arasında öne çıktı. Ancak sayılar kadar dikkat çeken bir diğer unsur, hizmetlere başvuranların profili. Danışmanlık alanların yüzde 59’unu kadınlar, yüzde 41’ini erkekler oluşturuyor. Erkek çalışanlar daha çok mevzuat danışmanlığına yönelirken, kadın çalışanların psikolojik destek talebi daha yüksek seyrediyor.

Psikolojik destek başvurularının yüzde 83’ü doğrudan çalışanların kendileri için yapılırken, önemli bir bölüm aile bireylerine ilişkin konuları kapsıyor. En sık başvurulan başlık kaygı belirtileri. Bunu depresif belirtiler, çocuk gelişimi ve evlilik sorunları izliyor. Bu tablo, çalışan deneyiminin artık yalnızca iş yerindeki performansla sınırlı olmadığını; özel hayatla iç içe geçen bir bütünlük içinde ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

AVİTA İş Mükemmelliği Müdürü Banu Mercan Öztürk’ün paylaştığı veriler, psikolojik desteğin kurumsal performans üzerindeki somut etkisini de gözler önüne seriyor. 2025 yılı boyunca 52 binin üzerinde psikolojik danışmanlık seansı gerçekleştirildi. Destek öncesinde çalışanların yüzde 51,50’si mevcut psikolojik durumlarının iş yaşamını olumsuz etkilediğini belirtirken, süreç sonrasında danışanların yüzde 86’sı iyileşmenin iş yaşamlarına olumlu yansıdığını ifade etti. Destek öncesinde işe isteksiz gittiğini söyleyenlerin oranı yüzde 56,29 iken, danışmanlık sonrası çalışanların yüzde 88’i motivasyon ve bakış açılarının olumlu yönde değiştiğini paylaştı.

Tüm bu veriler, ruhsal sağlığın artık “yan hak” değil, stratejik bir yatırım kalemi olduğunu gösteriyor. Sürdürülebilir başarı; yalnızca finansal tablolarla ya da operasyonel verimlilikle değil, çalışanların zihinsel dayanıklılığı ve duygusal dengesiyle de doğrudan ilişkili. Kurumlar için yeni rekabet alanı, yetenek kazanımının ötesinde, yeteneği sağlıklı ve motive biçimde elde tutabilmek. Türkiye’de değişen çalışan profili, iş dünyasına net bir mesaj veriyor: İyi olma hali, performansın ön koşulu haline gelmiş durumda.

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. İnsan ilişkilerinde aktif, iletişimi güçlü ve ekip çalışmasına yatkın bir birey olarak iletişim alanında hem akademik hem profesyonel yönde kendimi sürekli geliştirmeye çalışıyorum. Üniversite hayatım boyunca birçok toplulukta aktif rol alarak farklı projelerde yer alma fırsatı buldum. AGZ24, ESN, TEMA ve ILSC gibi topluluklarla çeşitli organizasyonlarda görev alarak ekip yönetimi, planlama ve halkla ilişkiler becerilerimi geliştirdim. Yeşil Küp Topluluğu Yönetim Ekibi üyesi olarak hem sosyal sorumluluk hem de öğrenci iletişimi alanlarında projeler yürütmekteyim. Yaz döneminde Tarımca programında ve Agro TV ekranlarında asistanlık yaparak medya iletişimi ve yayıncılık alanında deneyim kazandım. Ayrıca Karaboğa Lojistik’te PR danışmanlığı görevinde bulunarak kurumsal iletişim, marka imajı ve dijital strateji konularında profesyonel uygulama fırsatı elde ettim. Bunların yanı sıra Think&Talk Blog platformunu kurarak, medya, halkla ilişkiler, üniversite yaşamı ve sektörel gelişmeler üzerine içerikler üretiyorum. Aynı zamanda Dezenformasyonla Mücadele Medya Ekibi içinde yer alarak doğru bilgilendirme ve medya okuryazarlığı alanında gönüllü çalışmalar yürütüyorum. Coorbiz Akademi’de devam eden eğitimimle kariyer gelişimimi destekliyor; proje yönetimi, dijital iletişim ve içerik üretimi konularında yetkinliğimi artırmayı hedefliyorum. Amerikan Kültür’de İngilizce eğitimi alarak global iletişim becerilerimi güçlendiriyorum. Araştırmayı, üretmeyi ve öğrenmeyi seven biri olarak; iletişim, medya ve halkla ilişkiler alanlarında fark yaratan projelerde yer almaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.

Yorum gönder