Şimdi yükleniyor

Mahallenin Hikâyesi: Gerçekten İlham Alan Bir Ramazan Anlatısı

Perakende sektöründe iletişim dili genellikle fiyat, kampanya ve ürün çeşitliliği ekseninde şekillenir. Ancak dönemsel iletişimlerde –özellikle Ramazan gibi toplumsal anlamı güçlü zamanlarda– markalar daha duygusal ve toplumsal bağ kuran hikâyelere yönelir. BİM’in yeni Ramazan filmi, bu yaklaşımı bir adım ileri taşıyarak “gerçek hikâye” stratejisini merkeze alıyor.

Marka, 2026 iletişim stratejisini Türkiye’nin dört bir yanındaki mağazalarında yaşanan gerçek olaylar üzerine kurgulama kararı aldı. Ramazan döneminde yayına giren film ise bu yaklaşımın ilk örneği. Hikâye, bir BİM mağazasında yaşanan gerçek bir olaydan ilham alıyor: Mağaza çalışanlarıyla komşuluk bağı kuran bir müşterinin, iftar için onlara yemek hazırlaması. Bu basit ama güçlü jest, filmin dramatik omurgasını oluşturuyor.

Filmde öne çıkan unsur, kurgusal bir dramatizasyondan ziyade gündelik hayatın içinden bir sıcaklık sunulması. Kamera dili ve anlatım tonu, mahalle ölçeğinde kurulan samimi ilişkileri görünür kılıyor. Böylece marka, yalnızca bir alışveriş noktası değil; mahallenin sosyal dokusunun bir parçası olarak konumlanıyor.

Stratejik açıdan bakıldığında, bu yaklaşım BİM’in yıllardır sürdürdüğü “erişilebilirlik” ve “yakınlık” konumlandırmasını duygusal bir zemine taşıyor. Müşteri ile çalışan arasındaki bağ, ticari bir ilişkiden ziyade karşılıklı güven ve gönül bağı üzerinden resmediliyor. Ramazan’ın paylaşma, dayanışma ve komşuluk değerleriyle örtüşen hikâye, markanın iletişim tonunu dönemsel bir hassasiyetle güçlendiriyor.

Film aynı zamanda perakendede sıkça başvurulan yüksek prodüksiyonlu, abartılı anlatıların aksine sade bir gerçeklik öneriyor. Bu tercih, inandırıcılığı artırırken izleyiciyle kurulan empatiyi derinleştiriyor. Gerçek bir olaydan ilham alınması, kampanyayı yalnızca bir reklam filmi olmaktan çıkarıp toplumsal bir anın kaydına dönüştürüyor.

Sonuç olarak BİM’in Ramazan filmi, fiyat odaklı perakende iletişiminin ötesine geçerek “insan hikâyeleri”ni merkeze alan bir marka anlatısı sunuyor. Mahalle ölçeğinde kurulan ilişkilerin görünür kılınması, markayı raflardan sokağa; sokağın içinden de sofralara taşıyor. Bu anlatı, Ramazan ruhunu yalnızca bir tema olarak değil, yaşanmış bir deneyim olarak ekrana getiriyor.

reklam filmi link:https://youtu.be/2LQb8IaqYlI

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. İnsan ilişkilerinde aktif, iletişimi güçlü ve ekip çalışmasına yatkın bir birey olarak iletişim alanında hem akademik hem profesyonel yönde kendimi sürekli geliştirmeye çalışıyorum. Üniversite hayatım boyunca birçok toplulukta aktif rol alarak farklı projelerde yer alma fırsatı buldum. AGZ24, ESN, TEMA ve ILSC gibi topluluklarla çeşitli organizasyonlarda görev alarak ekip yönetimi, planlama ve halkla ilişkiler becerilerimi geliştirdim. Yeşil Küp Topluluğu Yönetim Ekibi üyesi olarak hem sosyal sorumluluk hem de öğrenci iletişimi alanlarında projeler yürütmekteyim. Yaz döneminde Tarımca programında ve Agro TV ekranlarında asistanlık yaparak medya iletişimi ve yayıncılık alanında deneyim kazandım. Ayrıca Karaboğa Lojistik’te PR danışmanlığı görevinde bulunarak kurumsal iletişim, marka imajı ve dijital strateji konularında profesyonel uygulama fırsatı elde ettim. Bunların yanı sıra Think&Talk Blog platformunu kurarak, medya, halkla ilişkiler, üniversite yaşamı ve sektörel gelişmeler üzerine içerikler üretiyorum. Aynı zamanda Dezenformasyonla Mücadele Medya Ekibi içinde yer alarak doğru bilgilendirme ve medya okuryazarlığı alanında gönüllü çalışmalar yürütüyorum. Coorbiz Akademi’de devam eden eğitimimle kariyer gelişimimi destekliyor; proje yönetimi, dijital iletişim ve içerik üretimi konularında yetkinliğimi artırmayı hedefliyorum. Amerikan Kültür’de İngilizce eğitimi alarak global iletişim becerilerimi güçlendiriyorum. Araştırmayı, üretmeyi ve öğrenmeyi seven biri olarak; iletişim, medya ve halkla ilişkiler alanlarında fark yaratan projelerde yer almaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.

Yorum gönder