Şimdi yükleniyor

Nostaljinin Tadı: Lay’s’ten “Sevince” Eşliğinde Duygusal Bir Yolculuk

Markaların iletişim dünyasında giderek daha fazla başvurduğu yöntemlerden biri, ürünü yalnızca bir tüketim nesnesi olarak değil; duygusal bir hafıza alanı olarak konumlandırmak. Bu yaklaşımın son örneklerinden biri, Lay’s tarafından hayata geçirilen yeni reklam filmi oldu. Marka, hem yeni logosu hem de yenilenen ambalajıyla birlikte izleyiciyi nostaljik bir anlatının içine davet ediyor.

Kampanyanın merkezinde, markanın yüzü olarak konumlanan Demet Evgar yer alıyor. Film, Evgâr’ın Lay’s çıtırtısıyla çocukluk anılarına dönmesiyle başlıyor ve izleyiciyi zamanın yavaşladığı, duyguların öne çıktığı bir hikâyeye taşıyor. Bu kurgu, yalnızca bir reklam anlatısı değil; aynı zamanda bireysel hafızayla kolektif duygular arasında köprü kuran bir deneyim sunuyor.

Hikâyenin ilerleyen bölümlerinde, küçük bir patatesin traktörden düşmesiyle başlayan yolculuk, toprağa yeniden ekilmesi ve sevgiyle büyütülmesi üzerinden sembolik bir anlatıya dönüşüyor. Çocuk Demet’in bu patatese gösterdiği özen, üretim sürecini teknik bir döngü olmaktan çıkararak duygusal bir bağlam içine yerleştiriyor. Böylece “tarladan sofraya” uzanan süreç, ilk kez bu kadar kişisel ve insani bir çerçevede ele alınıyor.

Filme eşlik eden Erkin Koray’ın “Sevince” şarkısı ise anlatının duygusal katmanını güçlendiriyor. Şarkının Demet Evgar tarafından seslendirilmesi, kampanyaya hem nostaljik hem de kişisel bir yorum kazandırıyor. Bu tercih, reklamın yalnızca izlenen değil, aynı zamanda hissedilen bir deneyim olmasını sağlıyor.

Lay’s’in bu çalışması, ürün iletişimini geçmişle bugün arasında duygusal bir köprü kurarak yeniden tanımlıyor. Yeni logo ve ambalaj değişimi ise bu hikâyenin görsel tamamlayıcısı olarak konumlanıyor. Sonuçta ortaya çıkan anlatı, bir cips markasından öte, anıların ve duyguların taşıyıcısı olan bir marka hikâyesine dönüşüyor.

Bu kampanya, reklamcılığın giderek daha fazla “hikâye anlatımı” üzerinden şekillendiğini ve markaların tüketiciyle kurduğu bağın artık yalnızca ürün üzerinden değil, duygusal hafıza üzerinden de inşa edildiğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. İnsan ilişkilerinde aktif, iletişimi güçlü ve ekip çalışmasına yatkın bir birey olarak iletişim alanında hem akademik hem profesyonel yönde kendimi sürekli geliştirmeye çalışıyorum. Üniversite hayatım boyunca birçok toplulukta aktif rol alarak farklı projelerde yer alma fırsatı buldum. AGZ24, ESN, TEMA ve ILSC gibi topluluklarla çeşitli organizasyonlarda görev alarak ekip yönetimi, planlama ve halkla ilişkiler becerilerimi geliştirdim. Yeşil Küp Topluluğu Yönetim Ekibi üyesi olarak hem sosyal sorumluluk hem de öğrenci iletişimi alanlarında projeler yürütmekteyim. Yaz döneminde Tarımca programında ve Agro TV ekranlarında asistanlık yaparak medya iletişimi ve yayıncılık alanında deneyim kazandım. Ayrıca Karaboğa Lojistik’te PR danışmanlığı görevinde bulunarak kurumsal iletişim, marka imajı ve dijital strateji konularında profesyonel uygulama fırsatı elde ettim. Bunların yanı sıra Think&Talk Blog platformunu kurarak, medya, halkla ilişkiler, üniversite yaşamı ve sektörel gelişmeler üzerine içerikler üretiyorum. Aynı zamanda Dezenformasyonla Mücadele Medya Ekibi içinde yer alarak doğru bilgilendirme ve medya okuryazarlığı alanında gönüllü çalışmalar yürütüyorum. Coorbiz Akademi’de devam eden eğitimimle kariyer gelişimimi destekliyor; proje yönetimi, dijital iletişim ve içerik üretimi konularında yetkinliğimi artırmayı hedefliyorum. Amerikan Kültür’de İngilizce eğitimi alarak global iletişim becerilerimi güçlendiriyorum. Araştırmayı, üretmeyi ve öğrenmeyi seven biri olarak; iletişim, medya ve halkla ilişkiler alanlarında fark yaratan projelerde yer almaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.

Yorum gönder