Bu ağacın köklerinde ne var?
Bir zeytin ağacına baktığımızda gördüğümüz yalnızca gövde, dallar ve meyveler değil. O ağacın köklerinde binlerce yıllık bir kültür, doğayla kurulan kadim bir ilişki ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam bilgisi var. Komili’nin üç yıldır sürdürdüğü “Köklerimizdeki Bilgiyi Geleceğe Aktarıyoruz” projesi de tam olarak bu görünmeyen mirası geleceğin kuşaklarıyla buluşturmayı amaçlıyor.
Komili’nin Ankon Danışmanlık ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle 2023 yılında başlattığı proje, üçüncü yılını tamamlarken eğitim odağındaki kapsamını da genişletti. Üç yıl içerisinde Türkiye’nin 15 ilindeki 120 okula ulaşan çalışma; okul öncesinden liseye kadar farklı eğitim kademelerindeki öğrencileri zeytin ağacının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel, ekolojik ve toplumsal anlamıyla tanıştırdı.
Projenin temelinde ise basit ama güçlü bir fikir bulunuyor: Geçmişten gelen bilgiyi yalnızca korumak değil, onu yeni kuşakların dünyasında yeniden anlamlandırmak.
Bir ağacın ötesinde
Zeytin ağacının bu topraklarla ilişkisi binlerce yıl öncesine uzanıyor. Yaklaşık 7.500 yıl önce tarıma alındığı belirtilen zeytin, zaman içerisinde Akdeniz coğrafyasının en güçlü kültürel sembollerinden biri haline geldi. Sofralardan tarıma, mitolojiden ekonomiye kadar uzanan geniş bir hikâyenin parçası olan zeytin ağacı, bugün sürdürülebilirlik ve doğal kaynakların korunması gibi güncel başlıklarla da yeniden değerlendiriliyor.
Komili’nin projesi bu çok katmanlı hikâyeyi eğitim materyalleri aracılığıyla çocukların dünyasına taşıyor. Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için hazırlanan 13 farklı materyal, 25 farklı öğrenme çıktısına ulaşmayı hedefliyor. İçeriklerin EBA sistemine aktarılması ise projenin fiziksel olarak ulaştığı okulların ötesine geçmesini sağlıyor.
Böylece zeytin kültürü belirli bir bölgenin ya da okulun konusu olmaktan çıkarak Türkiye genelindeki öğrencilerin erişebileceği bir öğrenme alanına dönüşüyor.
Bilgi sınıftan hayata taşınıyor
Projenin dikkat çekici yönlerinden biri, eğitimi yalnızca sınıf içerisinde bırakmaması. 15 ildeki 90 okulda oluşturulan Zeytin Ağacı Öğrenci Kulüpleri, öğrencilerin öğrendikleri bilgiyi etkinliklerle deneyimlemelerine imkân tanıyor.
Doğa temelli çalışmalar, doğal kaynakların korunması ve zenginleştirilmesine yönelik etkinlikler, zeytin ağacını bir ders konusu olmaktan çıkarıp gündelik yaşamla ilişkilendiriyor.
Bu yaklaşım aynı zamanda projenin daha geniş bir hedefini de ortaya koyuyor. Çocukların öğrendiklerinin ailelerine ulaşması, farkındalığın okul sınırlarının dışına taşınması ve farklı kuşaklar arasında yeni bir bilgi akışı oluşturulması amaçlanıyor.
Çünkü kültürel miras, yalnızca geçmişten geleceğe aktarılan bir bilgi değil; her kuşağın yeniden yorumlayarak yaşattığı bir değer.
Köklerden geleceğe
Projenin üç yıllık yolculuğu, “Bu ağacın köklerinde ne var?” sorusundan hareketle hazırlanan filmle de anlatılıyor. Filmde farklı yaş gruplarını temsil eden dört öğrenci ile bir anne, bir baba ve bir dedenin zeytin ağacının köklerinde gördükleri değerlere ilişkin anlatıları bir araya geliyor.
Bu tercih, projenin merkezindeki kuşaklar arası aktarımı görünür kılıyor. Çocukların merakı, ebeveynlerin deneyimleri ve büyüklerin hafızası aynı ağacın altında buluşuyor.
Ortaya çıkan hikâye, zeytin ağacının yalnızca toprağa bağlı bir canlı olmadığını hatırlatıyor. Onun kökleri aynı zamanda hafızaya, kültüre ve ortak yaşama uzanıyor.
Bugün sürdürülebilirlik konuşulurken gelecek nesillerin neyi devralacağı sorusu giderek daha önemli hale geliyor. Komili’nin projesi ise bu soruya zeytin ağacı üzerinden cevap arıyor: Doğayı tanımak, kültürü anlamak ve geçmişin bilgisini geleceğe taşımak.
Belki de bu yüzden bir zeytin ağacına bakarken yalnızca ne kadar yaşadığını değil, bizden önce kimlerin onun gölgesinde yaşadığını ve bizden sonra kimlerin onun meyvesini tadacağını düşünmek gerekiyor.
Çünkü bazı miraslar sandıklarda değil, köklerde saklı.
Ve o köklerde yalnızca geçmiş değil, geleceğin kendisi de var.



Yorum gönder