Şimdi yükleniyor

Sahiplikten Erişime: Care by Volvo’nun Erken Gelen Geleceği

Volvo bir otomobil markasından fazlasını yapmaya çalıştı; bir alışkanlığı değiştirmeye kalktı. Care by Volvo aslında bir araç kiralama sistemi değil, “sahip olmadan kullanma” fikrinin somutlaşmış haliydi. Kullanıcıya şunu söylüyordu: “Satın alma, bağlanma, sadece deneyimle.” Özellikle elektrikli araçlara geçiş sürecinde insanların tereddütlerini kırmak için tasarlanan bu model, aracı bir mülkiyet nesnesi olmaktan çıkarıp bir hizmete dönüştürmeyi hedefliyordu. Ancak Avrupa ve Amerika’da uygulanan bu sistemin kapatılması, bize şunu net bir şekilde gösteriyor: Tüketici davranışı değişiyor ama sandığımız kadar hızlı değil. Çünkü otomobil hâlâ sadece bir ulaşım aracı değil; aynı zamanda bir statü, bir güven alanı ve kimi zaman bir kimlik göstergesi. Abonelik modeli kulağa modern ve pratik gelse de insanlar tamamen “sahip olmamaya” henüz hazır görünmüyor. Bu noktada Volvo’nun geri adımı aslında bir başarısızlık değil, bir zamanlama meselesi. Çünkü bugün kapanan bu sistemin arkasındaki fikir yaşamaya devam ediyor; araç paylaşımı büyüyor, kısa dönem kiralama yaygınlaşıyor ve kullanıcılar deneyim odaklı tüketim modeline her geçen gün biraz daha yaklaşıyor. Yani ortada kaybedilmiş bir proje değil, erkenden sahneye çıkmış bir gelecek var. Markalar bazen satış yapmak için değil, geleceği yoklamak için hamle yapar ve Care by Volvo tam olarak bunu yaptı. Bugün kapanmış olabilir ama yarının dünyasında “sahiplik mi, erişim mi?” sorusu yeniden sorulduğunda, bu fikrin bir kez denendiğini ve aslında sandığımızdan daha yakın olduğunu hatırlayacağız.

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. İnsan ilişkilerinde aktif, iletişimi güçlü ve ekip çalışmasına yatkın bir birey olarak iletişim alanında hem akademik hem profesyonel yönde kendimi sürekli geliştirmeye çalışıyorum. Üniversite hayatım boyunca birçok toplulukta aktif rol alarak farklı projelerde yer alma fırsatı buldum. AGZ24, ESN, TEMA ve ILSC gibi topluluklarla çeşitli organizasyonlarda görev alarak ekip yönetimi, planlama ve halkla ilişkiler becerilerimi geliştirdim. Yeşil Küp Topluluğu Yönetim Ekibi üyesi olarak hem sosyal sorumluluk hem de öğrenci iletişimi alanlarında projeler yürütmekteyim. Yaz döneminde Tarımca programında ve Agro TV ekranlarında asistanlık yaparak medya iletişimi ve yayıncılık alanında deneyim kazandım. Ayrıca Karaboğa Lojistik’te PR danışmanlığı görevinde bulunarak kurumsal iletişim, marka imajı ve dijital strateji konularında profesyonel uygulama fırsatı elde ettim. Bunların yanı sıra Think&Talk Blog platformunu kurarak, medya, halkla ilişkiler, üniversite yaşamı ve sektörel gelişmeler üzerine içerikler üretiyorum. Aynı zamanda Dezenformasyonla Mücadele Medya Ekibi içinde yer alarak doğru bilgilendirme ve medya okuryazarlığı alanında gönüllü çalışmalar yürütüyorum. Coorbiz Akademi’de devam eden eğitimimle kariyer gelişimimi destekliyor; proje yönetimi, dijital iletişim ve içerik üretimi konularında yetkinliğimi artırmayı hedefliyorum. Amerikan Kültür’de İngilizce eğitimi alarak global iletişim becerilerimi güçlendiriyorum. Araştırmayı, üretmeyi ve öğrenmeyi seven biri olarak; iletişim, medya ve halkla ilişkiler alanlarında fark yaratan projelerde yer almaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.

Yorum gönder